Sunuş Yazısı

 

Hoşaf Gençlik Dergisi

Merhaba,

Birbirimizi tanımıyoruz. Hiç görüşmedik. Arkadaşımızın arkadaşı bile ortak değil. Belki.

Bir ders çıkışı. Otobüstesin. Belki de metrobüs. Mavi ekrana gömülmüş yüzler.

Yahut yeşil ekinlerin gölgesinde baban bir iş buyurmuş da, gergin bir yürüyüş halindesin.

Beton blokların sardığı yirmi katlı sitenin dördüncü katında gri bir ikindiyi seyrediyorsun, için sıkılmış,

instastory’leri izliyorsun, herkes nasıl yaşıyor öyle, biz hep aynı derken, annen işten gelmiş, zili çalıyor.

Belki şu an hayal edemediğimiz bir yerdesin. Bir şey olsa diyorsun. Sıkıldık be.

Tavuk döner, ayran üç lira. Ekiple bir LoL atmışsın. Her şey nasıl da karmaşık. Gittikçe çirkinleşen bir dünya. Müzik listelerini sevmiyorsun.

Bir link gönderiyor arkadaşın, vatsaptan.

Artık tanışabiliriz.

Biz şu an mavi ekranın içindeyiz. 

Gençliğini yitirmekte olan bir ekip, saçına sakalına beyaz girmiş, içine, derinine acılar sinmiş, hayal kırıklarından gemiler yapmış birileri hazırladı bizi.

Yaz mevsiminde bir soğukluk olsun diye.

Gençlik ne demek, on sekizinde hissetmek mi, lise öğrencisi olmak mı, yasanın belirlediği ölçütler mi?

Gönlümüze hüzün doldururken yıllar, öfkeler biriktikçe kılcallarımızda, genç olmakla, genci anlamakla, genç kalmakla özdeş bir dergimiz olsun.
Dergiyi okuduktan sonra soğukluk ne yahu, deme diye.

Bir hikâyemiz olsun, güzel bir hikâyemiz.Gırgırına… 

Uzatmayayım, hadi, biraz da sen anlat!

 

 

Ali Güney

Yayımcı